Yaşamak İçin Umut..

Sizin hiç hayatınız hiç tepetaklak oldu mu ? Umut denilen kelimenin anlamını yitirdiğiniz oldu ? Bu dünyaya kendinizi yabancı hissettiniz mi hiç? Biz ailecek bu hisse en acı şekilde yaşadık. Öyle bir zamanda oldu ki ,en mutlu olacağımızı düşündüğüm zaman oldu her şey…Mutluluk yerini yaşadıkça hatırlayacağımız hatalara bıraktı. O gün terk etti bizi mutluluk. Hiç beklenmeyen zaman diliminde gerçekleşen olay ile hepimiz birbirimize yabancı olduk . Aynı evin içindesin ama sanki hiç tanışmamış gibisin ..Anneniz ,babanız ,kardeşiniz ne kadar yabancı olabilirse o kadar yabancı olduk..İnsanın yaptığı bir hata ile her şey değişir mi? Değişti.En çok da hatayı yapanın hayatı değişmez mi? Pişmanlık hiç peşini bırakmıyor,hiçbir şeyi değiştiremeyeceği düşüncesi ile günden güne umutlarını öldürüyordu. Umutların ile birlikte sanki sende ölüyordun…Hissizleşiyordun. Zaman ile her şeyi düzeltebilir miyim diye düşünmek ne kadar hissizleştirir insanı ? Ne kadar acıtır yüreğini? Umut etmeyi tekrar öğrenmek istesem başarabilir miyim sizce ? Bazen kendimi teselli etmeye çalışırken buluyorum kendimi. İnsan kendini ne kadar teselli eder? Her şeye rağmen siz umut etmekten vazgeçmeyin.. Nazım’ın da dediği gibi “Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak.” diyorum..

Kendinizi Tanıtın (Örnek Gönderi)

Bugün bir gönderi yayımlayacaksınız. Blogunuzun nasıl görüneceği hakkında endişelenmeyin. Blogunuzu henüz adlandırmadıysanız veya bunaldığınızı hissediyorsanız merak etmeyin. “Yeni Gönderi” düğmesine tıklayıp bize neden burada olduğunuzu söylemeniz yeterli.

Bunu neden yapmalısınız?

  • Çünkü bu, yeni okuyucuların bağlam hakkında bilgi edinmesini sağlar. Blogunuz neyle ilgili? İnsanlar blogunuzu neden okumalı?
  • Blogunuz ve blogunuzda neler yapmak istediğinizle ilgili fikirlerinize odaklanmanıza yardımcı olur.

Gönderi kısa veya uzun olabilir ve hayatınıza dair kişisel bir giriş, blogun amacı hakkında bir açıklama, geleceğe dair bir manifesto ya da yayımlamak istediğiniz içerik türlerine genel bir bakış sunabilir.

Başlamanıza yardımcı olacak birkaç soruyu aşağıda bulabilirsiniz:

  • Kişisel bir günlük tutmak yerine neden insanların okuyabileceği bir blog yazıyorsunuz?
  • Hangi konular hakkında yazmayı düşünüyorsunuz?
  • Blogunuz aracılığıyla kimlerle bağlantı kurmak istersiniz?
  • Önümüzdeki yıl boyunca başarıyla blog yazarsanız nereye ulaşmış olmak istersiniz?

Bunlar hakkında yazmak zorunda değilsiniz. Blogları harika kılan özelliklerden biri de öğrenmemizle, gelişmemizle ve birbirimizle etkileşime geçmemizle devamlı olarak gelişmeleridir. Ancak neden blog yazmaya başladığınızı ve buna nereden başladığınızı bilmeniz faydalıdır ve hedeflerinizi açıkça ifade ederek, daha fazla gönderi fikri elde edebilirsiniz.

Nasıl başlayacağınızı bilemiyor musunuz? Aklınıza gelen ilk şeyi yazın. Hepimizin sevdiği yazma üzerine bir kitabın yazarı olan Anne Lamott, kendinize önce “kötü bir taslak” yazma fırsatını tanımanızı söylüyor. Anne harika bir noktaya değiniyor; endişe duymadan, yalnızca yazmaya başlayın ve sonra düzenleyin.

Yayımlamaya hazır olduğunuzda, blogunuzun odaklandığı konuları açıklayan üç ila beş etiket ekleyin: yazma, fotoğrafçılık, kurgu, ebeveynlik, yemek, arabalar, filmler veya spor. Bu etiketler, bu konularla ilgilenen ziyaretçilerin Reader’da sizi bulmasına yardımcı olur. Yeni blog yazarlarının sizi bulabilmesi için etiketlerinizden biri mutlaka “zerotohero” olsun.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın